TBMM Madde Bağımlılığı Araştırma Komisyonu: 1 kez deneyen kişilerin yüzde 70’i kullanmaya devam etmekte

Uyuşturucu madde bağımlılığı ve yeni bağımlılık türlerinin araştırılarak bağımlılığın nedenlerinin ve alınacak tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan başkanlığında toplandı.

Komisyonun bugünkü toplantısında Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan, uyuşturucu ile mücadelenin iletişim boyutu konusunda sunum yaptı.

İlhan, uyuşturucu sorununu terörle ilişkilendirerek topluma sunmanın uyuşturucu ile mücadeleye katkı sağlayacağını söyledi.

Uyuşturucu ile mücadelenin arz azaltımı ile başladığına, kolluk kuvvetlerinin bu konuda azimle çalıştığına değinen İlhan, talep azaltımının mücadelede en fazla üzerinde durulması gereken konu olduğunu dile getirdi.

Talep azaltımında başta Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığına çok iş düştüğünü vurgulayan İlhan, “Tam bu noktada iletişim en önemli kriter olarak karşımıza çıkıyor. Talep azaltımında kendimize bir hedef belirlememiz gerekiyor. Bu durumun da çok sektörlü çabalarla gerçekleşeceğini bilmeliyiz. İletişim kanallarını çok iyi kullanmalıyız.” dedi.

Uyuşturucu bağımlılığında en önemli risk kitlesini 15-24 yaş gurubunun oluşturduğunu anlatan İlhan, tüm çabaların bu guruba yönlendirilmesi gerektiğine işaret etti. İlhan, “Aile, sivil toplum kuruluşları, kamu ve medyanın işbirliğinin en çok gerekli olduğu alan burasıdır. Yapılan araştırmada uyuşturucu maddeyi bir kez deneyen kişilerin yüzde 70’inin madde kullanımına devam ettiği saptanmıştır. Birinci koruma önlemi olarak uyuşturucu kullanımına hiç başlanmamasının önemi karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.

Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, sağlıklı yaşam bilinci geliştirilmesi gerektiğini, medya için bir kılavuz hazırlamanın önemli olduğunu vurguladı.

Çok ziyaret edilen internet sitelerine uyuşturucuyla mücadele ile ilgili spotlar hazırlanabileceğini belirten İlhan, “Mücadelede dil birliği önemli bileşenlerden birisi. Sorunları düşünerek Türkiye’ye özgü yerli bir model ile mücadele çalışmalarını sürdürmeliyiz. Ortak değerler ve kurumlar arası işbirliği mücadelede önemli. Uyuşturucu satıcılarının farklı yollar bulması karşısında sürekli kendimizi yenilememiz gerekiyor.” dedi.

– “Medyanın ortak duyarlılıkta buluşması önem taşımaktadır”

Anadolu Ajansı (AA) Kıdemli Muhabiri ve Sağlık İletişimi Derneği Başkan Yardımcısı Yeşim Sert Karaaslan, madde bağımlılığıyla mücadelede toplumun yanı sıra medyaya da büyük görevler düştüğünü söyledi.

Doğru iletişim sağlanmasının, bilginin hedef kitleye ulaştırılmasında medyanın rolünün çok önemli olduğunu ifade eden Karaaslan, “Kişiye ve topluma doğru bilginin aktarılması ve uygun yönlendirmenin yapılabilmesi, farkındalık düzeyinin artırılabilmesi için medyanın ortak duyarlılıkta buluşması önem taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapılan haberlerde maddenin ekonomik değerinin özendirici olmaması adına belirtilmemesi gerektiğini vurgulayan Karaaslan, bunun yerine “poşet”, “paket”, “kilogram” gibi ifadelerin kullanılmasının, yasa dışı olan bu durumdan kazanç elde etmek isteyenler için özendirici olmasını engelleyebileceğini dile getirdi.

Haberlerde ortak bir dil kullanılmasının mücadelede bir başka önemli unsur olarak görülebileceğini anlatan Karaaslan, şunları kaydetti:

“Ortak duyarlılık adına medya il temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek bir çalıştay, mücadele faaliyetlerine katkı sağlayacaktır. Birçok gelişmiş ülkede diplomasi, eğitim, sağlık branşlarda uzmanlaşan gazeteciler mevcuttur. Alanda uzman bir gazeteci, hem sağlıkta literatüre hakim hem ilgili mevzuatlarda bilgi sahibi hem de çok daha tecrübelidir. Medya bu alanda eğitimleri, kendi içinde yapabileceği gibi ilgili meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalıştaylarda da biraya gelebilir.”

– “Reyting kaygısı korkutucu bir hal aldı”

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği Başkanı Aslan Değirmenci ise devlet kurumlarının özellikle uyuşturucuyla mücadele konusunda medya temsilcileriyle iletişim dili geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Değirmenci, medyada ciddi şekilde bir kavram kargaşası olduğunu, bu kargaşaya son verilmesi adına alandaki muhabirlere eğitim verilebileceğini belirtti.

Basın ve medya merkezlerinin haber geçmişini taradıklarında her yıl bu alanla ilgili 30 bin haber yayınlandığını tespit ettiklerine dikkati çeken Değirmenci, “Bu gerçekten çok yüksek bir sayı. Yapılan haberlerin yüzde 70’inde kullanıcılar ‘tuzağa düşmüş’, ‘batağa saplanmış’, ‘kurban’, ‘genç’ ya da ‘çocuk yaşta’ gibi sıfatlarla nitelendiriliyor. Kullanıcılar genellikle tehlikeli meczuplar olarak resmediliyor. Bu ötekileştirmeden kurtulmalıyız.” dedi.

Değirmenci, medyada reyting kaygısının korkutucu bir hal aldığını, bundan dolayı çok abartılı haberlere rastlandığını savundu. Haberi izletmek adına yapılan bu yanlıştan vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizen Değirmenci, şöyle konuştu:

“Anadolu Ajansı intihar haberlerini yaklaşık 3 yıldır abonelerine servis etmiyor. Bu artı bir gelişme. Bu haberleri abonelere servis etmemesinden dolayı medyada intihar haberleri sayısının yüzde 60 oranında düştüğüne tanıklık ediyoruz. Ajansımızın aldığı bu sorumluluktan sonra yapılan araştırmada intihar olaylarının azaldığını da görmekteyiz. Tüm medya kuruluşlarının aynı hassasiyeti uyuşturucu madde bağımlılığı konusunda gösterilmesi gerekir. Bağımlılıkla mücadelede tedaviye rağbeti artırmaya yönelik haberlerin sayısının ise yok denecek kadar az olduğunu söylemeliyim. Bu özeleştiriyi yapmamız gerekiyor.”

Öte yandan Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı temsilcileri de kurumlarının çalışma esasları ve yürütülen projelerle ilgili komisyona bilgilendirmede bulundu.

http://www.star.com.tr/guncel/tbmm-madde-bagimliligi-arastirma-komisyonu-haber-1323080/