Uyuşturucu maddelerin tanımı

Uyuşturucu madde; genellikle tıp dalında kullanılan bir kavram olmakla beraber, hukuki bir kavram niteliğide taşımaktadır. Yunanca Narke “Uyku” kelimesinden gelen deyiş, uyuşturucu etkisi bulunan ve kişide alışkanlık yaratan maddeleri içermektedir (Dönmezer, 1975).

Uyuşturucu madde kavramı, bu kelimenin kullanıldığı metne göre de fark göstermektedir. Konuya kısaca bilimsel bir açıdan bakılacak olursa, uyuşturucu madde, besin kapsamı dışında kalan ve kimyasal yapısı ve fonksiyonları nedeniyle yaşayan, canlı organizmaya zararlı etki eden bir madde olarak nitelendirilebilir. Bu noktadan hareket edilecek olursa, uyuşturucu madde, hem tarımsal hem de endüstriyel alandaki kimyasal maddeleri kapsamına almaktadır. Tıp; uyuşturucu maddeyi, fizyolojik veya ruhsal bir rahatsızlığın tedavisinde kullanılan herhangi bir madde olarak tanımlayabilir. Ancak, uyuşturucu madde, zararlı bir biçimde, tedavide belirlenen dozun dışında veya gelişigüzel kullanılıyorsa, keyif verici olarak yararlanılıyorsa o zaman kavram uyuşturucu madde sorunu içinde değerlendirilmelidir (Günal, 1976).

Narkotikler; insanı maddi ve manevi olarak hareketsiz kılan, işe yaramaz hale getiren, kendisinden beklenen fonksiyonların yitirilmesine sebep olan ve bağımlılık yapan maddeler olarak literatürümüze geçmiştir. Bunların en tanınmışlarından olan “Morfin”, eski Yunan mitolojisinde uyku tanrısı olan Morfeus’dan türemiş bir kelime olup yıllarca her kesimde kullanılmış, teşvik edilip yaygınlaştırılması sağlanmıştır (Bayhan, 1997).

Bugün ülkemizde bağımlılık yapıcı maddeler için genel olarak uyuşturucu tanımı kullanılmaktadır. Bağımlılık yapabilen tüm maddeler için uyuşturucu tanımını kullanmak aslında yanlıştır. Bu tanımlama ile uyarıcı bazı maddeler bu kapsamın dışındaymış gibi bir izlenim doğmaktadır. Oysa uyarıcı maddeler de uyuşturucu maddeler gibi bağımlılık yaratan maddelerdir. Bu nedenle bu kavram içinde tüm bağımlılık yapan maddeleri de değerlendirmek doğru olacaktır. Tıp literatüründe bunlar psikoaktif madde olarak adlandırılmaktadır. Yabancı kaynaklarda bu maddelere önceleri drug adı verilmiştir. Ancak drug sözcüğü aynı zamanda “ilaç” karşılığında da kullanıldığı içir önemli bir sorun olmuş ve bütün ilaçların drug kapsamı içinde değerlendirilmesinin yanlış olduğu görülmüştür. Son zamanlarda ise substance olarak adlandırılmaktadır (Ögel, 1997).

Uyuşturucu maddeler konusunda Ceza Kanunları kesin tanım vermekten kaçınmışlardır (Erem ve Toroslu., 1973). Ancak, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) bir tanıma giderek; doğal ya da sentetik bir ilacın mükerrer kullanılması sonucu kişiye ve topluma zarar veren¸ kronik zehirlenme hali yaratan maddeleri uyuşturucu madde olarak kabul etmiştir.

Herhangi bir maddenin uyuşturucu madde olarak değerlendirilebilmesi için;
• Uluslararası andlaşmalara bağlı olan listelerde böyle bir maddenin tayin ve ilan edilmiş olması,
• Sözkonusu maddenin toksik etkisinin bulunması,
• Gittikçe artan miktarlarda kullanılması için eğilim duyulması,
• Kullanılması halinde fiziki, psikolojik ya da her iki şekilde bağımlılık yapması, kesilmesi halinde ise bazı yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması gerekir.

Karakteristikleri;
a) İlaç almaya devam edilmesinin şiddetli bir arzu halini alması,
b) Kullanılan maddenin dozunun arttırılmasına doğru bir eğilim yapması,
c) Maddenin etkilerine karşı psişik ve hatta bazen fiziki bir bağlılık yapması, olarak 3 ana grupta toplamıştır (Özen, 1973).

KAYNAKÇA:
1) BAYHAN, N., (1997) Uyuşturucuda Harlam Modeli, Birleşik Yayıncılık, İstanbul.
2) DÖNMEZER, S., (1975) Kriminoloji, Yeniden gözden geçirilmiş beşinci baskı, İstanbul.
3) EREM, F., TOROSLU, N. (1973) Türk Ceza Hukuku, Özel Hükümler, Ankara.
4) GÜNAL, H.Y., (1976) Uyuşturucu Madde Suçları, İş Matbaacılık ve Ticaret, Ankara.
5) ÖGEL, K., (1997) Uyuşturucu Maddeler ve Bağımlılık, İletişim Yayıncılık, Şefik Matbaası, İstanbul.
6) ÖZEN, C., TÜBİTAK “İlaç Alışkanlıkları Sempozyumu”11-12 Mayıs 1973, Ankara.